İşte, insanlığın O en büyük Mürebbi’si (sallallâhu aleyhi ve sellem) bütün bu işleri yapmış ve en mükemmel fertler yetiştirmiş ve böyle fertlerden de insanlığın bir defa görüp, belki bir daha göremeyeceği en mükemmel bir toplum meydana getirmiştir. Bu durumda, O nebi olmaz da, başka kim olur ki?
4. Ferdi yetiştirmede önemli olan bir diğer husus da zora başvurmamaktır. Evet, cezaî müeyyideler, zorlayıcı tedbirler, askerî ve polisiye güçler ancak bir dereceye kadar etkili olabilir; olabilir ama sahip çıkılıp muhafazasına çalışılan sistem ve değerler adına da gönüllerde nefret hissinin doğmasına yol açabilirler. Bu yüzden, gönüllere girmek, meseleyi vicdanlara yudumlatmak, zihinlere ve kalblere nakşetmek ve mümkün olduğunca sevdirmek, fertleri yetiştirmede esaslı bir yere sahiptir.
Evet, zecrî tedbir ve müeyyideler belki meseleleri hazmettikten sonra geri kusmaya çalışanlara ve kabiliyetlerini köreltenlere tatbik edilebilir. Yoksa başta ve sonda davayı fertlere aşılayıcı ve zerkedici maya ve iksir, daima muhabbet, şefkat ve müsamaha olmalıdır.
5. Evet, yüzlerce dalıyla üniversitelerin ve binlerce mütehassısın mevzuu olan o en kompleks varlık insan unsurunu, Efendimiz’den (sallallâhu aleyhi ve sellem) daha iyi anlayan, daha iyi yoğurup yetiştiren, zaman ve mekânlara mâl edip numune kılan ve yetiştirdiği kimseleri medenî milletlere mürşit ve muallimler hâline getiren ikinci bir insan göstermek mümkün değildir.