İçten, samimî ve güzel bir eda ile okunan Kur’ân, insanın ruh, kalb ve hissiyatına hayat bahşeder. Bilhassa Efendimiz’in (sallallâhu aleyhi ve sellem) fem-i güher-i mübareklerinden dökülüyor gibi Kur’ân’ı dinlemek, insanı sonsuz huzura garkeder. Bir derece üste çıkarak Cibril’e misafir olma ve bizzat Kur’ân’ı ondan dinleme, ruha, tarifi imkânsız esintiler kazandırır. Bütün bunların verâsında Kur’ân’ı bizzat kelâmın esas sahibi olan Mütekellim-i Ezelî’den dinliyor gibi O’na muhatap olmak.. –kalbin buna tahammülü var mıdır bilemem– insanı âdeta semavîleştirir…
93