önemli hizmetler yapmaya muvaffak olmuş dava adamları içinde bu ufka, seviyeye ulaşmış insanlar yetişmiş olsun. İnsanlığa âb-ı hayata giden yolu böyleleri gösterecek ve yeni bir dirilişe vesile olacaktır. Meydana gelen bütün olumsuzlukları kendinizden bilecek ölçüde bir muhasebe insanıysanız ve Allah’la çok sıkı bir irtibatınız varsa şunu çok iyi bilmelisiniz ki, Cenab-ı Hak zaman zaman sizi bir kısım şefkat tokatlarına maruz bıraksa bile, bunlar gelip geçici olacak, karanlık gecelerin arkasından mutlaka güneş ufkunuzu aydınlatacaktır. Gün doğmadan meşime-i şebden (gecenin rahminden) neler doğar bilemeyiz.Bizim için asıl üzerinde durulması gereken mesele, kendi muhasebemizi yapmaktır. “Biz düzgün insanlardık, istikamet içinde yürüyorduk, insanlığa faydalı hizmetler yapıyorduk, niye başımıza bu sıkıntılar geldi?” şeklindeki düşünceler bizi yanlış bir yola sevk edebilir. Bu konuda mümince mülahaza şu olmalıdır: “İhtimal ki bir kısım eğriliklerimiz vardı. Belki Allah’a tam teveccüh edemiyorduk. Belki gerektiği gibi inanamıyorduk. Belki amel-i salihte kusur ediyorduk. Belki bize emanet edilen konumun hakkını tam veremiyorduk. Belki Cenab-ı Hakk’ın ihsan ettiği imkânları gerektiği ölçüde değerlendiremiyorduk…” Bunları düşünerek her fırsatta kendimizle yüzleşmeli, tevbe ve istiğfarla Cenab-ı Hakk’a yönelmeliyiz. Bu tavır, Allah katında pak ve temiz kalmanın en önemli yoludur. Bugüne kadar pak kalanların yolu da bu olmuştur. Daimî bir muhasebe ve murakabe duygusuyla kendinizi sürekli kontrole tâbi tutmaz, hesaba çekmezseniz önünüzdeki terakki yolları tıkanır, Allah’la münasebete geçemez, maiyetin kokusunu alamaz, aşk u iştiyak nedir bilemezsiniz.Günah, İnsanlığın İftihar Tablosu’ndan (sallallâhu aleyhi ve sellem) fersah fersah uzaktır. Allah, geçmişte O’na günahın hayalini bile yaşatmamış, geleceğe ait günaha giden bütün kapıları da kapamıştı. Buna rağmen O, Allah’a günde yetmiş defa istiğfar ediyordu. Kurban olayım Sana, neye istiğfar ediyordun? Kıtmir; günahın, Senin hayaline dahi gelip çarpacağına ihtimal