İçeriğe geç

Cüz’i ve Külli İrade

Baştaki soruya tekrar dönecek olursak, orada bahsedilen hususta da bu hassas dengeyi gözetmek gerekir. İradî fiillerimizi ve kâinatta cereyan eden hâdiseleri değerlendirirken dikkate almamız gereken ince kıstaslar vardır. Hâkezâ başta kelam uleması olmak üzere bütün İslam âlimleri Kur’ân ve Sünnet’e uygun dengeli yaklaşımı bulabilme adına ciddi gayret sarf etmişlerdir. İnsanı mutlak olarak kendi fiillerinin kaynağı gören Mutezile mezhebi ile cüz’i iradeyi yok sayan ve insanı rüzgârın önünde sürüklenen bir yaprağa benzeten Cebriye mezhebi bu konuda ifrat ve tefriti temsil ederken, Ehl-i Sünnet uleması, ikisi arasında dengeli bir yol takip etmiştir.Eş’arîlik ise ilk çıkış noktası itibarıyla bir yönüyle Mutezile’ye karşı bir reaksiyonu temsil ettiğinden, tam dengeyi koruyamamış olabilir. Bu sebeple İmam Eş’arî’nin irade konusundaki yaklaşımı bazılarınca “cebr-i mutavassıt” olarak isimlendirilmiş ve ciddi eleştirilere konu olmuştur. Fakat farklı zamanlarda da arz ettiğim gibi, onun bu konudaki yaklaşımının tam anlaşılabildiği kanaatinde değilim. Acaba o, insan iradesini izah ederken kullandığı “ıstıtaât maa’l-fiil” tabiriyle neyi kastediyordu? Onun bu yaklaşımının bir çeşit ‘cebir’ olarak değerlendirilmesini de ifratkâr bir yaklaşım olarak görüyorum. Gerek İmam Eş’arî’nin gerekse onun fikirlerini ele alıp değerlendiren İmam Cüveynî, İmam Gazzâlî ve İzz b. Abdüsselam gibi âlimlerin titizlikle seçip kullandıkları kelime ve kavramlarla neyi kastettiklerini bazen nüanslarıyla kavrayamadığımızdan onlar hakkında olumsuz hükümler verebiliyoruz. Ne yazık ki Eş’arî düşüncesinin eksik veya hatalı bir yorum olarak şöyle böyle cebirle ilişkilendirilmesi ve bu şekliyle medreselerimize ve ilim yuvalarımıza hâkim olması bize çok şey kaybettirmiştir.Maveraünnehir’de neş’et eden İmam Mâturûdî Hazretleri ise fikrî tartışma ve sürtüşmelerin nispeten dışında kaldığı için muhtemelen daha salim düşünme imkânı bulmuş ve bu gibi konulara daha dengeli yaklaşmıştır. Bu yüzden Mâturûdî akidesinin İslam âleminde yeniden ihya edilmesini çok önemli görüyorum.

256