196. Bölüm
Hüzünlü Gurbet
HÜZÜNLÜ GURBET
Beynim tıpkı bir sorular harmanı,Kafamda istifham, cevabı sisli;Gezer dururum yorgun ve âvâre..
Sarmış buğulu hüzün dört bir yanı,Kalbim annemin kalbi gibi hisli;Her hâlim garipliğime emâre…
Kulaklarımda bir gurbet şiiri,Nağmelerimde poyraz serinliği..Düşüncem “veda” diyor bu yerlere.
Yuvadan ayrıldığım günden beri, Gömdüm sîneme sevinci, neş’eyi;Hasretim şimdi o mavi günlere…
Gurbet yağıyor ufkuma muttasıl..Ve semâda hiçbir şimşek çakmıyor;Aysbergler gibi sopsoğuk sokaklar..
İnsan, eşyâ ve varlık fasıl fasıl,Irmaklar bizdeki gibi akmıyor..İhtilâç içinde kalabalıklar.
Bu yerde kalbe ilhamlar inmiyor,Âdeta kapısız gökler ve yerler;Bir madde katılığında her biri…
Burda ruha güzellikler sinmiyor,Tüter gözümde o bizim bahçeler;Nerde o yemyeşil bahar günleri?.
Doğ ey ışık, doğ gönlümün içinden!Tasayla dolaştığım bu yerlerde,Bana ruhumun sırlarını duyur.!
Bir ses sun o eski bestelerinden,Şu hüzünlü şafakta perde perde..Açlıkla kıvranan ruhumu doyur..!
196