Evet, bu dünyada ölüm, her fert için olduğu gibi her cemiyet için de kaçınılmaz bir sondur. Fakat yukarıda sayılan hususlara dikkat etmek suretiyle toplumlar için mukadder gibi görünen yıkılışları, çöküşleri –Allah’ın izniyle– geciktirip ötelemek, onların ömrünü uzatmak mümkündür. Tıpkı Osmanlı’nın yaptığı gibi. O, ömrünün bir kısmını zirvelerde, bir kısmını felçli, kalan kısmını da yoğun bakımda geçirmiş olsa da, tarihte hiçbir devlete müyesser olmayan uzun bir süre ayakta kalmış; felçli olduğu dönemde bile devletler muvazenesinde bir denge unsuru olarak önemli bir rol oynamıştır.
42 Bediüzzaman, Tarihçe-i Hayat, s. 616 (Tahliller).
43 Buhârî, tefsir (19) 1; Müslim, cennet 40.
44 Bkz.: Rûm sûresi, 30/50; Tirmizî, daavât 82; İbn Mâce, duâ 10.
45 Mülk sûresi, 67/2.