Emanette Emin Emanetçiler
Bu sözlerimle ümidinizi kırmak ve sizi yeise atmak istemiyorum. Müslümanlar böyle olunca toptan çer çöp gibi Cehennem’e mi sürüklenirler? Hayır, Allah’ın rahmeti çok geniştir. Hadis-i şeriflerde beyan buyurulduğu üzere لَا إِلٰهَ إِلَّا اللّهُ مُحَمَّدٌ رَسُولُ اللّهِ diyen kimse bile Cennet’e girecekse1, inşallah işin bu kadar taklidini yapan insanlar Cenâb-ı Hakk’ın rahmetinden mahrum kalmazlar. Bu ayrı bir meseledir. Ancak günümüzde bu emanete sahip çıkmak isteyen insanlar, emanette emin bir emanetçi olup olmadıklarının muhasebesini yapmalıdırlar. Bu din onlara emanet edildiğine göre onlar da yeryüzünün eminleri, yani ümena ve süleha olmalıdırlar. Öyle ki, din ve diyanet adına, gerekirse kendilerine veya evlâd ü ıyâline gelecek zararı göze alabilmeli ancak dine dokunacak bir tehlike karşısında tir tir titremelidirler.
Bunun için bizler dini anlama ve onu hayata hayat kılma hususunda sürekli çıtayı yükseltme ve anlayışımızı hep daha üstün bir noktaya ulaştırma peşinde olmalıyız. Hatta bir gün Cüneyd-i Bağdadî, Beyazid-i Bistamî gibi bazı Allah dostlarının nail oldukları seviyede Allah’a muhatap olma ufkuna ersek yine de çıtayı yükseltmeye çalışmalı ve “Allahım daha ötesi yok mu bunun?” demeliyiz. Eğer bunun ötesi وَرِضْوَانٌ مِنَ اللّهِ أَكْبَرُ“Allah’ın rızası en büyük olandır.”2 hakikatinin tecelli ve zuhuru ise, o zaman bize de onun talibi olmak düşer. Çünkü emanette emin bir emanetçi olmanın gereği budur.
Mazeretler Arkasına Sığınmayan Altın Nesil
Sorunuza esas teşkil eden husus bir de, bizim için her meselede rehber ve ölçü konumunda bulunan sahabe-i kiram efendilerimizin yaşadıkları hayat açısından değerlendirilebilir.
Dipnotlar
- 1 Bkz.: Buhârî, cenâiz 1; Müslim, îmân 153.
- 2 Tevbe sûresi, 9/72.