İçeriğe geç

Evet, “zaman değişmiş, asır başkalaşmış” gibi bahaneler insanın kendi kendini aldatmasından başka bir şey değildir. Hem böyle bir aldanış –Allah korusun– ebedî bir hüsrana sebebiyet verebilir. Kur’ân-ı Kerim ahirette kâfirlerin ahvalini beyan buyurduğu değişik yerlerde kalbleri titretecek, yürekleri hoplatacak bir tablo hâlinde bu hususa dikkatleri çeker ve ikazda bulunur. Meselâ, Fâtır sûresindeki bir âyet-i kerimede şöyle buyurulur: وَهُمْ يَصْطَرِخُونَ فِيهَا رَبَّنَۤا أَخْرِجْنَا نَعْمَلْ صَالِحًا غَيْرَ الَّذِي كُنَّا نَعْمَلُ“O kâfirler orada yardım isteğiyle çığlık koparır ve ‘EyUlu Rabbimiz! Ne olur, çıkar bizi buradan, dünyaya geri gönder; gönder de, daha önce yaptıklarımızdan başka, salih ameller yapalım!.’ derler.”4 Onların bu yakarışlarına şöyle karşılık verilir:أَوَلَمْ نُعَمِّرْكُمْ مَا يَتَذَكَّرُ فِيهِ مَنْ تَذَكَّرَ وَجَۤاءَكُمُ النَّذِيرُ فَذُوقُوا فَمَا لِلظَّالِمِينَ مِنْ نَصِيرٍ“Biz, size, düşünüp ibret alacak, gerçeği görecek kimsenin düşünüp ders alacağı (vegereğini yapacağı) kadar bir ömür vermedik mi? Hem size uyarıcıolarak peygamber de gelmişti. Şu hâlde tadın azabı! Zalimlerin aslayardımcısı olmaz.”5 Bu âyet-i kerimeden de anlaşılacağı üzere insan şuuruyla dünyada bir saat bile yaşasa Cenâb-ı Hak ona: “Ben sana bir saat vermedim mi? O bir saatte Beni düşünüp bulman gerekmez miydi?” diyebilir. Buna göre Allah’ın bize bahşettiği zaman, imkân ve ortam zannediyorum tezekkür ve tedebbür etmemiz adına yeterlidir. Allah ötede bunun hesabını sorduğunda herhangi bir dayanağı olmayan boş mazeretlerin bize hiçbir faydası olmayacaktır. O hâlde hepimizin mesnetsiz, dayanaksız, bu tür boş mazeretlerden sıyrılıp hayatımızı ona göre şekillendirmemiz, ona göre tanzim etmemiz gerekir.

34