İçeriğe geç

Hocam! Bugün Sen Yine Bana Vaaz Ettin!

Eğer irtikâp edilen hata, yapılan hizmetlerin özüne dokunacak, ruhuna zarar verecek bir keyfiyetteyse, o zaman mesele mâkul bir şekilde masaya yatırılmalı ve hata sahibi ikaz edilerek o işten vazgeçirilmeye çalışılmalıdır. Bu vazife yerine getirilirken de, Muktedâ-i Küll Rehber-i Ekmel Efendimiz’in (sallallâhu aleyhi ve sellem) usûlü çerçevesinde yerine getirmeye azami dikkat edilmelidir. Bildiğiniz üzere O, umuma söylüyor, hususî fertler de yaptıkları hataları, umuma söylenen o sözlerden süzüp çıkarıyor ve ona göre hareket ediyordu. Günümüzde de, diyelim ki, yanlış yerde gezen birisi uyarılacaksa, umuma hitap edilerek, o şahsın da söylenenlerden ders alması sağlanmalıdır. Meselâ “Ne oluyor bazı kimselere ki, burada nezih bir ormanın içinde gezmek, tenezzühe çıkmak, temiz hava soluklamak mümkünken, atmosferin çok kirli olduğu yerlerde geziyor ve o mekânlarda hava almaya çalışıyorlar!” denebilir. Rahmetli Hacı Kemal: “Hocam, bugün sen yine bana vaaz ettin. Yine beni yerden yere vurdun!” derdi. Hâlbuki vaaz esnasında ben onu aklımdan geçirdiğimi, söyleyeceklerimi onu düşünüp söylediğimi hatırlamıyorum. Fakat öyle anlaşılıyor ki, o, benim konuşmalarımdan kendine göre bir sürü şey çekip çıkarıyor ve kendi ufku itibarıyla alacaklarını alıyordu. Bu açıdan, bence kardeşler arasında karşılıklı birbirini suçlama olmamalıdır. Söylediğimiz gibi, eğer bir problem varsa, hissîliğe kapılmadan, akıl, mantık ve ikna metoduyla, yapılan yanlışlıklar giderilmeye çalışılmalıdır. Hâris el-Muhasibî Hazretleri’nin ifadeleriyle problemler, Kur’ân aklîliği ve Kur’ân mantıkîliği içinde ele alınıp çözüme kavuşturulmalıdır.

Yeni İnkişaflar ve İndî Mülâhazalar

232