İçeriğe geç

Gurbet denilince, günümüzde bütün bir İslâm dünyasının yaşamış olduğu gurbet içre gurbetleri hatırlamamak mümkün değildir. Zira 1,5 milyara varan nüfusuyla tarihin hiçbir döneminde ulaşamadığı bir kemmiyete kavuşmuş bulunsa da, ne yazık ki bu mübarek coğrafya, şimdilerde, tarihin hiçbir devrinde yaşamadığı ölçüde hüzünlü bir gurbeti iliklerine kadar hissetmektedir. Evet, dünyanın değişik yerlerinde bulunan az sayıdaki dertli sine ve onların Allah rızası istikametindeki bir kısım mini gayretleri istisna edilecek olursa –ki o mini gayretler içinde de istenen seviyede, ihlâs, samimiyet ve kardeşliğin korunabildiği iddia edilemez– İslâm coğrafyasında Müslümanlar hesabına ne halk ne de idareciler seviyesinde, sağlam bir plan ve projeye dayanan, ileriye matuf, kayda değer, ciddi bir çalışmanın var olduğu söylenemez. Bu açıdan denilebilir ki, bizim dünyamız bir mânâda hesapsız ve mefkûresiz insanlar dünyasıdır. Evet, başka ülke ve milletlerin karşısında âciz, bir silleyle sarsılabilecek, bir kıvılcımla efradı birbirine düşürülüp birbirinin kurdu hâline getirilebilecek içler acısı manzarasıyla bu coğrafya, katmerli gurbetler altında sürüm sürüm bir hâldedir. Yüce Rabbimizden niyaz ederiz, bu ümmete, ulvî gaye ve yüksek mefkûre sahibi, canını dişine takıp dünyanın dört bir bucağında diriliş soluklayan, kardeşleriyle el ele yürürken çevresine hep emn ü eman hisleri neşreden ve bu yolda attığı her adımını şer’-i şerifin kat’î nasslarıyla test eden müstakîm mü’minler bahşeylesin; bahşeylesin de asırlar boyu yaşanan bu hazin gurbeti onlar vesilesiyle hitama erdirip İslâm âleminin yüzünü bir kez daha güldürsün.

İlk Garipler

56