İşte Efendiler Efendisi’nin (aleyhissalâtü vesselâm) bu tavrı ulema için de bir misal olmalı ve onlar kılı kırk yararcasına bir hassasiyetle İslâm’ı hep vera’ zirvelerinde yaşamaya çalışmalıdır. Bunun için de onların dudaklarında hep;
“Allahım! Bizleri âlim, ârif, halîm, çok çok tevbede bulunup dergâhına teveccüh eden, âh u enînlerle kapının tokmağına sürekli dokunan, mütevazi, huzurunda hep el pençe haşyet içinde duran, Kur’ân ahlâkıyla ahlâklanan, vakur, ciddi, mehabetli, muhlis (ihlâsı kazanmış), muhlas (ihlâsa erdirilmiş), hep takva hatta onun da ötesinde vera’ duygusuyla hareket eden, zühdü bir hayat tarzı olarak benimsemiş, yüce nezdinde kurbete mazhar olmuş, Senin bütün icraat-ı sübhaniyenden razı ve Senin rızana ermiş, Seni her şeyden daha çok seven ve nezdinde müstesna sevgine mazhar olmuş ve daima kalbi niyazla atan, dudakları münacatlarla kıpırdayan salih kullarından eyle!” gibi dua ve yakarışları olmalıdır.
Beyaz Sarık ve Hassasiyet