İşte bütün bunları göz önüne alarak semaya bu genişlik içinde bakmalıyız. En uzak semalardan bizim dünyamıza gelecek şeyler olduğu gibi, atmosferimizden de bizim dünyamıza gelecek şeyler vardır. Diğer yandan şeytanın: ثُمَّ لَاٰتِيَنَّهُمْ مِنْ بَيْنِ أَيْدِيهِمْ وَمِنْ خَلْفِهِمْ وَعَنْأَيْمَانِهِمْ وَعَنْ شَمَۤائِلِهِمْ وَلَا تَجِدُ أَكْثَرَهُمْ شَاكِرِينَ“Sonra onların gâh önlerinden, gâh arkalarından, gâh sağlarından, gâh sollarındansokulacağım, vesvese verip pusu kuracağım, Sen de onların ekserisinişükreden kullar bulmayacaksın.” demesine karşılık Resûl-i Ekrem Efendimiz (sallallâhu aleyhi ve sellem), bir duasında: اَللّٰهُمَّ احْفَظْنِي مِنْ بَيْنِ يَدَيَّ وَمِنْ خَلْفِي وَعَنْ يَمِينِي وَعَنْ شِمَالِي وَمِنْ فَوْقِي، وَأَعُوذُ بِعَظَمَتِكَ أَنْ أُغْتَالَ مِنْ تَحْتِي“Allah’ım, önümden-arkamdan, sağımdan-solumdan veüstümden (gelecek tehlikelerden) beni koru. (Yere batırılarak) altımdan helâk edilmektenazametine sığınırım.”10 buyurmak suretiyle, önünden, arkasından, sağından, solundan, altından ve üstünden gelecek tehlikelerden Allah’a sığınmıştır. Dolayısıyla, semadan gelen şeylerle çarpma olabileceği gibi, yerden gelen şeylerle de çarpma olabilir. Aynı şekilde ervah-ı habîseyle ve şeytanla çarpma da olabilir. İşarî mânâlar açısından belden aşağı vurma da olabilir. İşte cevâmiü’l-kelim sahibi olan İnsanlığın İftihar Tablosu’nun (aleyhissalâtü vesselâm) ifade buyurduğu bu duanın dâl bi’l-ibaresi, dâl bi’l-işaresi, dâl bi’d-delâlesi ve dâl bi’l-iktizasıyla değişik vecihleri vardır. Meseleyi O’nun beyanda hedeflediği enginlikle ele alabilmek için, bütün bu mânâ tabakalarının hepsi göz önünde bulundurulmalıdır. Yoksa meseleye sadece pozitivist ve natüralist bir mülâhazayla bakar ve onu dar bir dairede ele alırsak, meseleyi mahiyet-i nefsü’l-emriyesinden uzaklaştırmış ve kendi anlayışımızdaki darlığa mahkûm etmiş oluruz.
Sünnetin İhyası
Dipnotlar
- 10 Ebû Dâvûd, edeb 100; Ahmed İbn Hanbel, el-Müsned 2/25; en-Nesâî, es-Sünenü’l-kübrâ 6/145.