Hâlbuki insan, hangi hâl üzere olursa olsun, “Kur’ân-ı Kerim’de kendisini Rahman u Rahîm isimleriyle vasfeden13 ve hayatını boşa harcayan kimselere hitap ederken bile “kullarım” diyen bir Rabbim14 varken niçin ümitsizliğe düşeyim ki!.. İşin doğrusu, böyle bir Rabb-i Rahim’e karşı günah işlemek de çok yakışıksız oluyor. Öyleyse, bundan sonra mâsiyete nasıl girebilirim ki?!.” diyebilmelidir. Evet, insan ne kendisini salmalı ne de ümitsizliğe düşmelidir. Bilhassa yaşlılıkta ve ölüm anında reca hissini daha da coşturmalı ve Allah’a yürürken O’nun hakkında hep güzel mülâhazalarla dolu bulunmalıdır. Nitekim, Resûl-i Ekrem (sallallâhu aleyhi ve sellem) Efendimiz, “Sakın, sizden biriniz Allah Teâlâ hakkında hüsnüzan etmediği bir hâl üzere ölmesin.” buyurmuştur.15
Dipnotlar
- 13 Bkz.: Fâtiha sûresi, 1/1, 3; Bakara sûresi, 2/163; Neml sûresi, 27/30;…
- 14 Bkz.: Zümer sûresi, 39/53.
- 15 Müslim, cennet 82; Ebû Dâvûd, cenâiz 12; İbn Mâce, zühd 14.