İçeriğe geç

Hâlbuki insan bilmelidir ki, hilaf-i vaki beyanlarda bulunmak suretiyle belki çevresindekileri aldatabilir ama Allamü’l-Guyub olan Allah (celle celaluhu) her şeye nigehbandır. O, yaptığın konuşmalarda, kaleme aldığın makalelerde, döktürdüğün risaleciklerde, hasılı edip eylediğin her amelde işin içinde sen mi varsın yoksa Kendisi mi bunu çok iyi bilmektedir.

Birkaç misalle açıklamaya çalıştığımız heva ve hüda ayrımını insan derinden derine düşünürse bütün amellerinde görebilir. Bundan dolayı bizler bu hususta her zaman tetikte ve teyakkuzda olmalı ve nefsimizin işin içine karıştığını hissettiğimiz an elimizden geliyorsa hemen o işi bir başkasına devretmesini bilmeliyiz. Meselâ siz Osmanlı ordularının başında olsanız ve Merzifonlu’nun ulaşamadığı ufka ulaşıp büyük bir zafer elde etme yolunda bulunsanız, ancak o esnada bir aralık “Kanuni’nin koparamadığı bu kızıl elmayı ben alıyorum.” gibi bir mülâhaza aklınızdan geçse, işte bu noktada yapmanız gereken mefkureye zarar vermeden o işi becerebilecek birini bulup komutanlığı ona devrederek hemen geriye çekilmek olmalıdır. Mesele hakikaten çok hassas ve naziktir, sürekli tetikte ve teyakkuzda olunması gerekir. Bu sebeple diliyor ve dileniyoruz Rabbim hepimizi, hakkı hak bilip ona ittiba eden, bâtılı bâtıl bilip ondan kaçınan salih kullarından eylesin… Âmin.

347