Nefsin Sorgulanması
Soru: Kur’ân-ı Kerim’de geçen, “Hayır hayır, kasem ederim sürekli kendini kınayan o nefse!”1âyet-i kerimesi ışığında nefsi sorgulayıp hesaba çekme meselesini nasıl anlamalıyız?
Cevap: “Sürekli kendini kınayan nefis.” şeklinde mânâsını tavzih etmeye çalıştığımız nefs-i levvame, nefsin, nefs-i emmare mertebesinden sıçrayıp bir üst makama yükseldiği yerdir. Bu sebeple isterseniz öncelikle nefs-i emmare üzerinde kısaca duralım.
Nefs-i emmare, insana kötü ve çirkin şeyleri emreden ve yapılan bu fenalıklar karşısında herhangi bir rahatsızlık duymayan nefistir. İnsanın tabiat ve cismaniyeti eğer bir terbiye, tezkiye görmezse, ruhen terakki yoluna girip kalb tasfiyesinde bulunmazsa, Üstad’ın tabiriyle cismaniyetten çıkıp, hayvaniyeti bırakıp kalb ve ruhun derece-i hayatına yükselmezse,2 o nefis, insana sürekli kötülükleri emreder, fenalıklara yönlendirir ve boynuna bir ip takıp onu istediği yerde otlatır. Hâlbuki insan ipi boynunda istediği yerde otlamak üzere dünyaya gönderilmiş bir varlık değildir. Zira yaratılış gayeleri doğrultusunda o işi yapacak başka bir sürü mahlûk zaten yeryüzünde mevcut bulunmaktadır. İnsan ise yaratılmışların en şereflisi olarak Cenâb-ı Hakk’a muhatap olabilecek en mükemmel bir surette, iç-dış donanımıyla en güzel bir kıvamda yaratılmıştır. Şimdi insan bütün bu mazhariyetlere rağmen ipi boynunda bir mahlûk gibi hayatını yaşayacak olursa كَالْأَنْعَامِ بَلْ هُمْ أَضَلُّ“Hâsılı onlar hayvanlar gibi, hatta onlardan da şaşkındırlar.”3 tokadını yer ve seviyesinin çok altına düşmüş olur.
Dipnotlar
- 1 Kıyâmet sûresi, 75/2.
- 2 Bediüzzaman, Lem’alar s.170 (On Yedinci Lem’a, On Dördüncü Nota).
- 3 A’râf sûresi, 7/179.