Hem, لَوْ وُزِنَتِ الدُّنْيَا عِنْدَ اللّٰهِ جَنَاحَ بَعُوضَةٍ مَاشَرِبَ الْكَافِرُ مِنْهَا جُرْعَةَ مَاءٍDünyanın, Cenâb-ı Hakk’ın yanında bir sinek kanadı kadarkıymeti olsaydı kâfir ondan bir yudum su içemezdi.”8 buyrulmuyor mu? Demek ki dünyanın, o kadar kıymeti yok ki kâfir su içebiliyor. Şimdi eğer bütün dünya böyle ise, dünyaya ait bir kısım kırık dökük, paramparça işlerin ne ehemmiyeti olabilir ki, inanan bir insan bunlardan dolayı kan kardeşinden daha ileri olan can kardeşine, mefkûre ve yol arkadaşına karşı tavır alabiliyor. Allah aşkına siz söyleyin, mantıkla telif edilir yanı var mı bu meselenin?
Ve yine hatırlayacaksınız Uhuvvet Risalesi’nde Üstad Hazretleri, Hâfız-ı Şirazî’den “Dünya öyle bir metâ değil ki bir nizâa değsin.”9 ifadesini naklediyor. Zannediyorum hiçbirimiz “Bu zat, bu sözüyle mübalağa yapıyor.” diye içimizden geçirmemişizdir. Demek doğru konuşuyor, hakikati ifade ediyor. Pekâlâ biz, o gerçeği, o doğruyu hayatımıza ne kadar yansıtıyoruz?
İşte bütün bunları düşününce “O hâlde ne güne okuyoruz bu kitapları.. ne diye Kur’ân ve Sünnetle meşgul oluyor, ne diye Nurlarla iştigal ediyoruz.. neden sorular soruyor, bizi Müslümanlığın en uç noktalarına götürebilecek teferruata dair bir kısım konuların tahlil ve analizini istiyoruz ki?” diye sormadan edemiyorum kendi kendime. Evet, işimize yaramayacak, bize bir şey ifade etmeyecekse, kemalat-ı insaniye adına elimizden tutup bizi Ruh-u Seyyidi’l-Enâm’a ulaştırmayacaksa niçin zamanımızı israf ediyor, neden gevezelik yapıyoruz ki!..
Bîzarım Birbirini Affetmeyen Kardeşlerden
Demek bir yerde bizim de ciddi bir rehabilitasyona, kendi insanlığımızı düşünüp onu yeniden gözden geçirmemize ihtiyacımız var.
Dipnotlar
- 8 Bkz.: Tirmizî, zühd 13; İbn Mâce, zühd 3.
- 9 Bediüzzaman, Mektubat s.302 (Yirmi İkinci Mektub, Birinci Mebhas, Dördüncü Vecih).