İçeriğe geç

Evet, insan hizmetini yapmalı, tohum atıp gitmelidir. Arkadan onu kim hasat ederse etsin, kim biçerse biçsin, kim döverse dövsün, kim ambara koyarsa koysun buna önem vermemelidir. Çünkü yapılan hizmetler karşılığında azıcık dahi olsa bir alkış beklentisine girer veya elde edilen başarılar neticesinde azıcık dahi olsa, heva ü heves kaynaklı, duygularınızı okşayan bir sevinç yaşarsanız münafıklığa doğru bir adım atmışsınız demektir. Eğer sevinilecekse bu, tahdis-i nimete vesile olacak bir sevinç olmalıdır. Ortaya çıkan güzel hizmetler sonucunda, “Allahım Sana binlerce hamd ü senâ olsun ki, benim gibi, üzerinde tek bir başağın dahi neşv ü neması mümkün görünmeyen böyle çorak bir araziye Sen insanları teveccüh ettiriyor ve bu güzelliklerin meydana gelmesine beni vesile kılıyorsun. ‘Değildir bu bana layık bu bende’, başımdan aşağı boşalan bütün bu lütuf ve ihsanlar Sendendir Allahım!” demesini bilmeliyiz.

Gözyaşlarıyla Eritilen İltifat ve Alkışlar

162