Ayrıca yukarıdaki ifadeye, bize hitap eden, bizi uyaran bir ikaz nazarıyla bakmak konunun doğru anlaşılması için gözden kaçırılmaması gereken önemli bir başka husustur. Bu sebeple Üstad Hazretleri yukarıdaki beyanında her ne kadar kendisine hitap etmiş, kendisini kastetmiş olsa da, biz, o sözü kendimize hitap ediyormuş gibi okumalı, kendimiz için dersler çıkarmalı; çıkarmalı ve iman ve Kur’ân hizmetini, değil dünyevî hedef ve taleplere, uhrevî arzulara bile basamak yapmamamız gerektiğini anlamalıyız. Evet, bu ve buna benzer ifadeleri, numune-i imtisal konumunda bulunan insanların bize örnek olmaları şeklinde okuyup değerlendirmek hem daha salim, hem daha doğru bir düşünce tarzıdır. Konuyu böyle anlamamak ise Hazreti Üstad’ın ömrünü adadığı Kur’ân hizmetini, maddî ve mânevî kemâlâtına alet yapmış olabileceğini düşünmek mânâsına gelir ki –hafizanallah– bu, çok büyük bir hata ve günah olur.