İçeriğe geç

Bu noktada durup bir hususa dikkatinizi çekmek istiyorum. Spordan sorumlu devlet yetkilileri ve bu işle meşgul olan kulüp yöneticileri yukarıda bahsettiğimiz çerçevede, bir taraftan ahlâk, terbiye ve insana saygı anlayışını gönüllerde uyandırırken, diğer taraftan hayatını tamamen kargaşaya bağlamış, kargaşa felsefesiyle oturup kalkmış, o kültürle yetişmiş, saldırganlık ve şiddet âdeta tabiatı hâline gelmiş hasta ve huysuz bir kısım kimselere karşı da bazı tedbirler alabilirler. Zira bu durumdaki insanları mektebe koysanız orada da kargaşa çıkarır; sınıfı ve okul bahçesini bir kargaşa yuvası hâline getirir, okumak için ellerine verilen kitapları alıp birbirlerinin kafasına geçirirler. Araştırma laboratuvarına soksanız, laboratuvardaki aletlerle birbirlerini darbelerler. Askeriyeye koysanız, silah dipçikleriyle birbirlerini yaralarlar. Çünkü bunların ruhlarında hâkim olan duygu ve düşünce hep bu istikamettedir. Bu sebeple spor müsabakalarını organize edenlerle devlet yetkilileri bir araya gelerek bu huysuz ruhları tespit edip stadyumlardan uzak tutmak suretiyle halkı tahrik edip galeyana getirecek bir kısım olumsuzlukların ta baştan önüne geçebilirler.

İnsana Hürmet ve İbadet

Ancak biraz önce de ifade etmeye çalıştığım gibi meseleyi temelde çözecek husus kendi değerlerimizin hayata hayat kılınmasıdır. Bu yapılabildiği takdirde öyle inanıyorum ki, sporcularımız, bir spor müsabakası centilmence nasıl icra edilir, insana yakışır bir efendilikle futbol veya voleybol nasıl oynanır bu konuda dünyaya hüsnümisal olacak bir seviyeye ulaşacaklardır.

325