O gün itibarıyla, dünyanın iki süper gücüne kendisini dinlettiren, Türkiye’nin altı-yedi misli kadar büyük bir devletin reisi olan halife-i ruy-i zemin, yaşlı bir kadının bu sözleri karşısında hemen durur ve dudaklarından şu kelimeler dökülür: “Yâ Ömer! Yaşlı bir kadın kadar dahi dinini bilmiyorsun.”249 Bildiğiniz üzere, Hazreti Ömer Efendimiz’in bu hususiyetinden dolayı kendisine “el-vakkâf ınde’l-hak” demişlerdir. Yani o, hak söz konusu olduğu bir yerde, yokuş aşağı giden bir arabanın fren yemesi gibi ânında durmasını bilen bir insandır. İşte insanlarda bu duygunun hâsıl edilmesi gerekmektedir. Bunun için de herkes kendisine yönelecek tenkitlere hazır hâle gelmek için bir kardeş edinerek ve onunla bir anlaşma yaparak ona, kendi tavır ve davranışlarında gördüğü her türlü aykırılığı ve kusuru çok rahatlıkla kendisine söyleme salâhiyeti vermesi gerekir.