İçeriğe geç

“Peygamberler, miras olarak ne dirhem ne de dinar bırakır. Onların bıraktıkları miras ancak ilimdir. Kim o ilmi elde ederse, çok büyük bir nasip elde etmiş olur.”32 Başka bir beyanlarında ise O; إِنَّمَا بُعِثْتُ مُعَلِّمًا “Ben ancak bir muallim olarak gönderildim.”33 ifadeleriyle ilmin ve ilmi başkalarına öğretmenin ehemmiyetine dikkat çekmiştir.

İşte muallim böyle ulvî bir misyonun temsilcisi, fikir işçisi ve mimarıdır. Zannediyorum, günümüzde derdi, davası olan bir muallim, çağımızın imkânlarını değerlendirip ilimlerin temel esprilerine inerek matematik, biyoloji, fizik, kimya, anatomi, fizyoloji ve jeoloji gibi her bir ilim dalından girizgâhlar bularak, öğrencilerinin hem akıllarını hem ruhlarını aydınlatabilir. Bu açıdan denilebilir ki, insanları şekillendirerek onlarla âdeta bir âbide ve bir heykel ortaya koymanın en elverişli yolu öğretmenliktir. Zaten böyle olduğundan dolayıdır ki, Kur’ân, öğrenmeye bu kadar önem atfetmiş ve Efendimiz de (aleyhissalâtü vesselâm)ısrarla bu meselenin üzerinde durmuştur. Bu açıdan ülkesine, milletine, insanlığa faydalı olmak isteyen bir fert, bütün zorluklara katlanarak her şeye rağmen bu sahada hizmet vermeli ve böyle önemli bir enstrümanı mutlaka kullanmalıdır.

Bir Talebeden Oymağa Uzanan Tesir Sahası

37