İçeriğe geç

Aynı şekilde aslî delilleriyle meseleleri tespit edip değerlendiren müctehidîn-i izâmın bir mevzuda icmaı vaki olmuşsa bunun aksine bir yorum da kabul edilemez. Her ne kadar bazıları icmaın bir hüccet olmadığını iddia etse de, o, “Ümmetim, dalâlet üzerinde ittifak etmez.”,137“Allah’ın inayet ve kudreti cemaatle beraberdir.”138 ve “Allah’tan, ümmetimin sapıklıkta içtima etmemesini istedim, O da bu isteğimi kabul buyurdu.”139gibi nurlu beyanlarda görüldüğü üzere oldukça güçlü bir hüccettir. Ayrıca kalbi, ruhu, aklı, vicdanı, havass-ı zâhire ve bâtınesi selim olan insanların garazsız, ivazsız, bir mevzuda ittifak etmeleri aklen, icmaın hüccet oluşuna çok önemli bir delildir.

Şu hâlde, içtihat adına Kitap ve Sünnet’e muhalefet edilemeyeceği gibi; Kitap ve Sünnet’te yer alan nassların nasıl anlaşılacağı, ne şekilde tevil ve tefsir edileceğini bizlere gösteren icma deliline de muhalefet edilemez. Bu açıdan, temel kaynakları görmezden gelerek heva ve hevese göre bazı şeyler söylemek başka; aslî kaynaklar ve muhkemata bağlılık, vukufiyet ve ıttıla içinde bir konuyla ilgili düşünce beyan etmek başkadır. Dolayısıyla ister ferdî, ister ailevî, isterse siyasî, içtimaî, iktisadî problemlere çare bulma mevzuunda öncelikle Kitap, Sünnet ve icmaa müracaat edilmelidir. Eğer bu kaynaklarda bir çözüm bulunamazsa, o zaman da bu boşluğu doldurma adına ortaya konulan fikirlerin, muhkemat dediğimiz temel disiplinlere muhalif düşmemesine dikkat edilmelidir.

Bir Hüküm Verirken Kalbler Titremeli

164