Evet, nefsi kontrol altına almanın uygulamalı metodu oruçtur. Bunun içindir ki o, dinin temel rükünlerinden biri olmuş, insanın İslâm’ı nefsinde uygulamasının pratik ifadesi olan takvaya ulaştıran yollardan biri sayılmıştır.
Hâsılı, insan oruçla nefsini, Cenâb-ı Hak karşısında serkeşlikten kurtarır ve itaat eden bir kul olma yoluna girer. Oruç tutan herkes, oruçlu olmadığı günlere nispeten, daha bir melekleştiğini vicdanında hisseder. Yine herkes anlar ki izin verilmedikçe en küçük bir şeyi dahi yapamaz, elini suya uzatamaz.. ve bu vesileyle de kendisinin mâlik değil memlûk; hür değil kul-köle olduğunu anlar. Neticede nihayetsiz aczini, fakrını, kusurunu görür ve bir şükr-ü mânevi eliyle rahmet kapısını çalmaya hazırlanır. Yeter ki orucunu dinin verdiği ölçüler içinde tutsun.
4. Ruhu Olgunlaştırır
İnsan, ruh ve bedenden meydana gelmiş bir varlıktır. Ruhsuz beden bir şey ifade etmediği gibi, bedensiz ruh da teklif dünyası adına bir mânâ ifade etmez. İnsanın yiyip içtiklerinin, yaptığı hareketlerin, yerine getirmeye çalıştığı ibadet ü taatin hem bedenine hem de ruhuna birtakım tesirleri vardır. Ağzına aldığı bir lokma, zâhiren midesine gitmekle birlikte ruhunda da bazı tesirler icra eder. Hâkeza, yaptığı hareketler vücuduna tesir ettiği gibi ruhuna da tesir eder. Bu açıdan insanın ruhî hayatının gelişip olgunlaşmasında yediği-içtiği şeylerin önemli bir yeri vardır.