İçeriğe geç
38. Bölüm

Cennet ve Cehennem’e inanmanın insan hayatına yansımaları

Soru: Cennet ve Cehennem’e inanmanın insan hayatına yansıması nasıl olmaktadır?

Allah’ın kitabı Kur’ân ve onun izah ve şerhi olan Efendimiz’in (sallallâhu aleyhi ve sellem) nurlu beyanları, insanlara bir kısım teklif ve emirlerde bulunurken, aynı zamanda dengeyi koruyagelmişlerdir. Evet, Allah’ın (celle celâluhu) emirlerinde her zaman bir muvazene ve denge mevcuttur. Bazı kimselerin zannettikleri gibi dinin emirleri ve yasakları, sadece Cennet arzusuyla insanları coşturmak için değil, aynı zamanda nefisleri altında kalıp ezilen insanlara, bütün dehşet ve ürperticiliğiyle Cehennem’i göstermek içindir de. Kur’ân, emirlerinde, hem dünyevî hem de uhrevî mükâfat ve mücazat vaat eder.

Evet, doğru yolda çalışanlara dünyada mükâfat verildiği gibi ahirette de verilecektir. Dünyadaki mükâfat, mükâfatların en büyüğü ve uhrevî bütün saadetlerin kaynağı olan imandır. Şöyle ki, insan, iman yolunda azmeder, dişini sıkar ve araştırırsa, Cenâb-ı Hak da onun içinde sönmeyen bir çıra yakar ve ilelebet bu ışık kaynağı yanar durur da, insan artık karanlık nedir bilmez; bilmez de hep aydınlıkta yürür ve hep aydınlıklara doğru yol alır. İşte bu husus, Allah’ın insana dünyada en büyük ihsanıdır.

177