Allah Resûlü’nün (sallallâhu aleyhi ve sellem) yaşadığı hayat tarzını kendisine hayat düsturu kılan büyük sahabî Hazreti Ebû Bekir’e birgün soğuk bir su ikram edilir. Suyu geri iten Sıddıkler Sıddıkı o zat hıçkıra hıçkıra ağlar ve sebebini de şu şekilde açıklar: “Resûlullah’ı bir gün sanki eliyle bir şeyi itiyormuş gibi gördüm. Sordum: ‘Ya Resûlallah! Elinle ittiğin benim göremediğim şey nedir?’ Buyurdular ki: ‘Dünya bana temessül edip kendini kabul ettirmek istedi. Ben de onu uzaklaştırmak istedim.’”[3] Bu hâdiseyi anlattıktan sonra da hıçkırıklara boğulmuştu o derin muhasebe insanı.
Eğer nebilerden sonra birisi sorgusuz sualsiz Cennet’e girecekse o mutlaka Hazreti Ebû Bekir’dir. Şayet onun da bu mevzuda kendisini sarsan daimi bir endişesi varsa, bizim nasıl bir endişe içinde bulunmamız gerektiğini izah etmeye gerek yok sanırım. Allah yardımcımız olsun; zira, çoklarımız itibarıyla bu hakikatlerden çok uzakta bulunuyoruz.
[1] Ebû Dâvûd, edeb 100; İbn Hibbân, es-Sahîh 5/367.[2] İbn Mâce, duâ 2; el-Beyhakî, Şuabü’l-îmân 6/469.[3] el-Bezzâr, el-Müsned 1/106, 196; el-Hâkim, el-Müstedrek 4/344; el-Beyhakî, Şuabü’l-îmân 7/343, 345.