İçeriğe geç

Evet, Yunus İbn Metta üç tane mübarek kelime içinde, ancak her birerleri dünya ve ukba kapılarını açacak kelimelerle hissiyatını, bir nebiye yakışır şekilde, Rabbine takdim etmiş ve bu duayı okur okumaz sırlı bir elektrik düğmesine dokunur gibi balığın karnı onun için bir tahte’l-bahr (deniz altı) olmuş.. ve bu tahte’l-bahr onu sahil-i selâmete çıkarmış.. o sahilde şecere-i yaktîn, onu koruyan ve gölge edici bir ağaç hâline gelmiş.. daha sonra da Hazreti Yunus, ümitle dopdolu bir şekilde cemaatinin içine dönmüş ve onların irşadına vesile olmuştur. Bazı mânâ büyükleri لَۤا إِلٰهَ إِلَّا أَنْتَ سُبْحَانَكَ إِنِّي كُنْتُ مِنَ الظَّالِمِينَ ifadesini akşam ile yatsı arasında otuz üç kere okumayı tavsiye edegelmişlerdir.[3]

Her şeyin en doğrusunu ancak Hazreti Allah (celle celalühü) bilir.

[1] Bkz.: Bediüzzaman, Lem'alar s.6 (Birinci Lem’a).[2] Bkz.: Sâffât sûresi, 37/147-148.[3] Bkz.: Bediüzzaman, Lem’alar s. 3.

243