İçeriğe geç

“Ziyarete gücü yeten herkese Beytullah’ı ziyaret etmek, Allah’ın onun üzerindeki hakkıdır.”[8] âyeti indiğinde, ashabtan birisi: “Yâ Resûlallah! Her yıl mı hacca gideceğiz?” şeklinde bir soru sormuştu. Efendimiz (sallallâhu aleyhi ve sellem), hac ömürde bir kere farz olsa da, gücü yeten herkesin nafile olarak hacca gitmesini, orada diğer mü’min kardeşleriyle beraber kaynaşmasını istiyordu. Bu sebeple Allah Resûlü susmayı tercih etmişti. Fakat “Her yıl mı?” şeklindeki ısrarlı sorulara mukabil hoşnutsuz bir şekilde: “Hac, ömürde bir keredir.” cevabını vermişti. Bu olay üzerine de şu âyet inmişti: “Ey iman edenler! Açıklandığı takdirde hoşunuza gitmeyecek şeyleri O’na sormayın!”[9] Allah Resûlü’nün (sallallâhu aleyhi ve sellem) kendisine sorulan bu soru karşısında ihtimal, hac ömürde bir kere farz olmakla beraber, isteyen ve gücü yetenin daha fazla hac yapması şeklinde bir mülâhazası vardı. Israrlı sorular karşısında da, “Eğer ben ‘evet’ deseydim her yıl hacca gitmeniz zorunlu olurdu ve siz, bunun altından kalkamazdınız.” buyurmuşlardı. Bunların ardından da, lüzumsuz soru sormanın mahzurlarına dikkat çekerek şunları söylemişlerdi: “Ben sizi kendi hâlinize bıraktıkça siz de beni bırakınız. Zira sizden öncekileri, suallerinin çokluğu ve peygamberleri üzerindeki ihtilafları helâk etmiştir. Öyle ise sizi bir şeyden nehiy mi ettim, (niçin ve neden diye sormaya kalkmadan) ondan kaçının. Bir şey emrettiğimde de onu elinizden geldiğince yapmaya çalışın, (neticede sizi zora koşan sorular sormayın).”[10]

207