Hazreti Lokman (aleyhisselâm), oğluna böyle bir tevhid dersi verdikten sonra ilerleyen âyetlerde daha pek çok nasihatlerde bulunur. Onlardan biri şöyledir: “Evladım, namazı hakkıyla ifa et, iyiliği yay, kötülüğü de önlemeye çalış ve başına gelen sıkıntılara sabret! Çünkü bunlar azim ve kararlılık gerektiren işlerdendir. Kibirli davranarak insanlardan yüz çevirme, yeryüzünde çalımlı çalımlı yürüme! Çünkü Allah kibirle kasılan, kendini beğenmiş, övünüp duran kimseleri asla sevmez.”79 Hazreti Lokman, bu ifadelerle emr-i bi’l-mâruf nehy-i ani’l-münkerin âdâbını öğretmekte ve daha sonra ilerleyen âyetlerde ise fezleke hâlinde tevhide ve peygamberlik vazifesine dair tafsilatta bulunmaktadır. Aynı zamanda insanın, Rabbisine ve O’nun dinine olan ihtiyacı bildirilip, bilgisi ne kadar ilerlerse ilerlesin, insan için gayb olarak kalacak bir alanın hep mevcut olacağı da ifade edilmektedir.
Bir gün –inşâallah– Kur’ân-ı Kerim’in bütünüyle tefsirini arz etme imkânını bulursam bu sûrenin hem icmalini hem de tafsilini arz etmeyi düşünürüm. Buna daha önce üç defa başlamış, fakat ne kendimi ne de cemaati müsait görmeyince bırakmıştım. Bir daha başlarsam bırakmamak üzere başlamayı düşünüyorum. Ancak şu anda ruhumu ve gönlümü buna müsait görmüyorum. Her şey Allah’ın (celle celâluhu) dediği gibi olur, vesselâm…
77 Bkz.: Bakara sûresi, 2/1; Âl-i İmrân sûresi, 3/1; Ankebût sûresi, 29/1; Rûm sûresi, 30/1; Lokman sûresi, 31/1; Secde sûresi, 32/1.
78 Lokman sûresi, 31/13.
79 Lokman sûresi, 31/17-18.