İçeriğe geç

Mü’minler, kendi meşrep ve mesleklerine bağlılıklarını izhar ederlerken, “Benim mesleğim haktır, güzeldir, çok hoştur, hatta en güzeldir, en doğrudur, ama başka güzel, doğru ve hak meslekler de vardır.” demelidirler. Hatta kendi yol ve yöntemlerini ifade sadedinde “En doğru ve en güzel bizimkidir.” demelerinde de bir beis yoktur. Çünkü bu ifadelerde başkalarını butlana mahkum etmek söz konusu olmadığı gibi, onların gittiği yolun aldatıcı olduğunu bildirmek de mevzubahis değildir. Bu ifadelerde, fazlaca güzelliği ve doğruluğu kendi mesleğine izafe etmek, diğerlerinin de hakkaniyetini ve güzelliğini kabul etmek söz konusudur. Hususiyle günümüzde meşreplerin ve mesleklerin birer mevzu ve gaye hâline getirilmek istenmesine karşı her zaman hareket tarzımız, bu milletin inanan evlatları arasında bir birlik tesis etme maksadına matuf olmalıdır. Bugün, inkâr-ı ulûhiyet cephesine karşı ne kadar insan varsa, bu insanların hepsiyle beraber şöyle-böyle bir münasebet içinde bulunma yolu araştırmak gerekir. Her mü’min diğer meşreplerin de hak ve güzel olduğunu, kendi mesleğinin ise daha doğru ve güzel olduğunu, bu yüzden de içinde bulunduğu düşünceyi seçtiğini ve bu mecrada hizmet verdiğini, ama diğerlerinin de bâtıl ve yanlış olmadığını bilmeli ve tavırlarını bu prensibe göre ayarlamalıdır. Yoksa inanan bir Müslümanın bağnazlık eseri olarak, sadece kendi mesleğinin hak ve güzel olduğunu iddia etmesi, başka tarafta bir güzellik ve hak olmadığını söylemesi, içtimaî bünyede tedavi edilmesi çok zor yaralar açacağı gibi bu tavrın çok ciddi iftiraklara sebep olacağından da şüphe edilmemelidir.

261