İçeriğe geç

Ahmed İbn Hanbel’e göre, cemaat “farz-ı ayn”dır.748 Zira Allah (celle celâluhu), “Rükû edenlerle beraber rükû edin.”749 buyurmaktadır. İmamlardan bazıları, cemaati namazın sıhhat şartlarından sayarlar. Cemaatsiz namaz, onlara göre namaz değildir.750 İmam Şâfiî’ye göre cemaat farz-ı kifâyedir.751 Hanefi mezhebinde ise, sünnet-i müekkededir.752 Hanefî imamlardan bazıları ise cemaati vacip kabul etmektedir…753

Biz, burada meselenin fıkhî tahlilini yapacak değiliz. Sadece küçük bir hatırlatma olsun diye, bu kadarcık temas ettik. Esas konumuz, Allah Resûlü’nün ubûdiyeti, kulluğunda gösterdiği titizlik ve namazındaki derinliğidir.

Sıradan bir insan dahi, şuuruna ererek namaz kılsa, bu namaz, onu fuhşiyattan ve münkerattan alıkoyar.754 Bir namaz ki, onu kılan Allah Resûlü’dür; O’nu nasıl günaha bırakır!.. Hayır hiç bırakmamıştır.. bırakmaz!

O’nun kıldığı namazı, Hz. Âişe Validemiz (radıyallâhu anhâ) anlatırken: “Öyle kıyamda dururdu ki, sorma gitsin. Öyle rükûa varırdı ki, sorma gitsin ve öyle secde ederdi ki, sorma gitsin!”755 der ve Allah Resûlü’nün kıldığı namazın güzelliğini bu ifadelerle anlatmaya çalışır.

Cenâb-ı Hakk’ın varlığına başka hiçbir delil olmasa, Allah Resûlü’nün kıldığı namaz, delil olarak yeter. Çünkü O’nun, bütün namazında, namazının rükünlerinde âdeta Cenâb-ı Hak tecellî ederdi. Hiç namazı böyle olan bir insan günaha meyleder mi?

927