İçeriğe geç

Bu konuyu tenvir için sadece bir-iki hususa işaret edip geçelim: “Balık yemeğe uygun şekilde bir gaga ve ağızla teçhiz edilmiş olan pelikan kuşuna, suda yüzebilmesi için lüzumlu olan perdeli ayaklar takılmasaydı, bu zavallı yaratık ne yapardı acaba?” Rica ederim, bu kuşcağız, düşündü-taşındı ve kendi kendine bu gaga ve perdeli ayakları geliştirdi mi diyeceğiz? Midesini ve beslenme sistemini kendi kendine değiştirip, mevcut hâle getirdiğini mi söyleyeceğiz? Yoksa bunu, ne o kuşu, ne onun ihtiyaçlarını, ne balığı, ne de suyu tanımayan maddeye, tabiata mı vereceğiz? Yoksa, kâinatın tamamının ve en küçüğünden en büyüğüne bütün varlıkların yapılarının ve hayatlarının var olmadığını, var olamayacağını açıkça ortaya koyduğu tesadüf rüzgârlarına mı bu işi havale edeceğiz? Veya, neticede, tabiata, maddeye ve tesadüflere dayanan evrimle mi meseleyi çözdüğümüzü iddia edeceğiz? Aman Allah’ım, bunlar, ne dayanaksız iddialar! İstirham ederim, milyonlarca canlının ayrı ayrı beslenme, üreme, korunma, avlanma vs. davranışlarını bilerek ve şaşırmayarak, en uygun şekilde, mükemmel bir ölçü ve karakterde, tıpkı bir terzi gibi, onların deriden elbiselerini diken ve onları bu deri elbiselere en uygun yapılarla donatan şuursuz madde veya maddî kanunları kabul etmek, akıl gibi bir nimete en büyük bir saygısızlık ve nankörlük değildir de nedir?

91