Bütün bu apaçık gerçeklere rağmen, mesleklerinin temelinde gürültü ve diyalektik, sistemlerinin esasında Allah’ı inkâr davası mühim bir yer işgal eden materyalist düşünce, maddenin dışında hiçbir şeye hayat hakkı tanımama peşin hükümlülüğü içinde ve tamamen dogmatist bir mahiyet arz etmektedir. Yüce Yaratıcı’nın varlığını “ceffelkalem” inkâr edip geçtiğinden, bir baştan bir başa bütün kâinattaki âhenk ve nizamı, iç içe tabiat tablolarındaki güzellik ve ihtişamı, ruh ve hayat gibi oldukça karmaşık ve mutlaka izah bekleyen meseleleri alabildiğine müphem, silik, kaypak ve karanlık mânâlar ifade eden (kuvvet, madde, tabiat) gibi kelimelerle izah etmeye çalışmış; kuvvet ve maddenin tecellisindeki hikmet ve maslahatları olsun sürekli görmezlikten gelmiştir. Bu itibarla da, her biri başlı başına bir harika olan bütün yeryüzü sergilerindeki sanat eserlerini, bütün semalardaki nizam ve güzellikleri, yaptığı şeylerin hepsini birden gören, bilen ve ona göre idare eden bir Zât’a vereceğine, cansız, şuursuz maddeye atfetmek suretiyle, meslekleri aleyhine gariplerden garip en akılsızca hurafeleri irtikap etmiştir.