İçeriğe geç

Bu açıdan bilinmesi gerekir ki, Cenâb-ı Hakk’ın kendilerini çok büyük hizmetlerde istihdam buyurduğu kişiler de, onca takdir edilecek faaliyetlerine rağmen kimi zaman yakın çevrelerindeki bazı kimseler tarafından tahkir ve tezyif görebilirler. Hatta onların ihanet ve düşmanlığına da maruz kalabilirler. Bunun en önemli sebebi de husumet duyan o kimselerin kaderin hükmüne rıza göstermemeleri, Hakk’ın takdirini kabullenememeleri, hazımsızlık ve çekememezlik girdabına kapılıp gitmeleridir. Hâlbuki insanın mazhar olduğu bütün imkân ve kabiliyetler, Hakk’ın takdiridir. Bu mevzuda hüküm tamamen O’na aittir.

Küçüklere Büyük Vazifeler

Hem bazen Allah (celle celâluhu), büyük insanlara büyük işler yaptırdığı gibi bazen de çok küçük insanlara çok önemli misyonlar eda ettirip aşkın vazifeler gördürebilir. Bu mevzuda belki bir davetiye ve çağrı olarak kişinin ortaya koyması gereken husus, kalb safvetiyle O’na teveccühte bulunmak ve asla kimseyi hor-hakir görmemektir. Zira nice derbeder gibi görünen kimseler vardır ki, onların içleri define doludur. Bu hakikati İbrahim Hakkı Hazretleri bir şiirinde şöyle ifade eder:

“ Hakkı gel sırrını eyleme zâhir
Olayım der isen bu yolda mâhir;
Harâbat ehline hor bakma Şâkir
Defineye mâlik vîrâneler var.”
155