İçeriğe geç

Edebi son şekliyle temsil eden Allah Resûlü’dür (sallallâhu aleyhi ve sellem); ister meseleyi terbiye mânâsına ele alalım, isterse söz söyleme gücü ve iktidarı mânâsına; netice değişmez ve Efendimiz (sallallâhu aleyhi ve sellem) hep zirvededir.

Hz. Ebû Bekir (radıyallâhu anh) Allah Resûlü’ne (sallallâhu aleyhi ve sellem) sorar:

-Ey Allah’ın Resûlü! Seni böyle kim edeplendirdi?

Cevab verir:

-Beni Rabb’im edeplendirdi ve ne de güzel terbiye etti!..1

Hz. Ebû Bekir’in kızı ve Efendimiz’in zevcesi, hepimizin de kıyamete ve oradan da ebede kadar anası Hz. Âişe Validemiz’e (radıyallâhu anhâ) sorulur:

-Allah Resûlü’nün ahlâkı nasıldı?

-Siz hiç Kur’ân okumadınız mı? “Okuduk.” derler.

Cevap verir:

-O’nun ahlâkı Kur’ân’dı.2

İşte mürebbisi Allah olan Efendimiz (sallallâhu aleyhi ve sellem), böyle edebin ufuk noktasındadır. Demek ki edep öğrenmek isteyen O’na bakmalı ve O endam aynasında edebi kendi kametine uygun şekilde seyretmelidir.

Cenâb-ı Hak, O’nu bütün insanlara örnek olacak bir edeple yaratmış, öylece edeplendirmiş ve terbiyeli kılmıştır. Yoksa peygamberlik gibi bir yükün altından nasıl kalkabilirdi… Eğer bu terbiye olmasaydı ve muhalfarz O’ndan da, bizim gibi hatalar meydana gelseydi.. bunlar O’na münhasır kalmayacak; O’nun en küçük hatası milyarlarca insana aksedecekti. Onun içindir ki, Rabbi, O’nu hususî bir terbiye ile terbiye etmiş ve bizler için misal kılmıştı.

5