Sahabeden sonraki devirlerde, toprak öyle münbit ve verimli hâle getirilmiştir ki, binlerce Allah dostu, Hak yârânı yetişmiştir. Ve bunlardan hiçbiri o kapıyı terk etmemiştir. Bak onlardan biri, İbrahim b. Edhem hazretleri ne diyor:
Riya endişesi, eskiden beri en büyük zatların da, içlerinden atamadıkları bir endişedir. Elbetteki onların riya anlayışı bizimkilerden çok farklıydı ama yine de o endişe vardı. Bundan kurtulmanın belli yolları vardır:
Evvelâ, yaptığımız her işe Rabbimiz’in muttali olduğunu ve içimizden geçenler dahil bütün amel, fiil ve düşüncelerimizin Cenâb-ı Hak (celle celâluhu) tarafından bilindiğini hiçbir zaman unutmamalı ve daima her hareketimizi bizzat O’nun murâkabesi altında yapıyor gibi yapmalıyız. Ayrıca, kalbimize hüşyarlık kazandıracak evrâd, ezkâr ve kitapları her an mütalâadan uzak kalmamak, bizi neticeye götürücü çareler arasında değerlendirilebilir.
Başka bir soruya cevap faslında arîz ve amîk anlatılmış olan bu hususu oraya havale edip kısa kesiyorum.
1Tirmizî, cihâd 12.
2İbn Hacer, Fethu’l-bârî 11/139.
3Hucurât sûresi, 49/7-8.
4Müslim, iman 67; Tirmizî, iman 10; İbn Mâce, fiten 23.
5Tirmizî, menâkıb 17; Ahmed İbn Hanbel, el-Müsned 4/154.
6Meryem sûresi, 19/71.
7Hadid sûresi, 57/16.