İçeriğe geç

Her milletin kendisine göre bir mitolojisi vardır. Meselâ Yunan mitolojisinde Afrodit bir cazibe ilâhı, Zeus ise ilâhlar ilâhı olarak kabul edilir. Belki mitolojiye girmeden önce bunların birer hakikatı vardı. İhtimal Zeus, gücü, kuvveti ve Allah’a bağlılığı ile bilinen büyük bir insandı. Ancak daha sonraları destanlara girince Zeus, karşımıza hırslı, canını sıkan kimselere gazap eden, insanları zincire vuran gaddar ve sadist biri olarak, Afrodit ise gençleri baştan çıkaran bir âlüfte olarak çıkıverir. Belki mitolojiye girmeden evvel hakikaten cemal-i bâkemali temsil eden, maddî-mânevî güzelliği ile bu mevzuda örnek olabilecek Afrodit isminde bir kadın vardı. İhtimal ona cazibe ve güzelliğinden kinaye Venüs, Zühre ve Ülker diyenler de olmuştu. O, yeryüzünde Râbiatü’l-Adeviye gibi hem maddesi hem de mânâsıyla Allah’ın güzelliğini temsil ediyordu. Bu sebeple insanlar, Allah adına ona temannada bulundular. Daha sonraları ise Allah unutuldu ve Afrodit onların karşısında –onların tabiriyle- bir tanrıça olarak kalıverdi. Kahramanlıkları, güç ve kuvvetleriyle maruf Zeus, Herkül ve Gılgamış da benzer telakkilerle son şekillerini aldılar.

32