İçeriğe geç

İkinci olarak, Cenâb-ı Hak Efendimiz’i (aleyhissalâtü vesselâm), kendisine karşı sarf edilen yakışıksız söz ve hareketler üzerine teselli ve hoşnut etmek için bu kıssalardan bahsetmektedir. Meselenin daha iyi anlaşılması için bir misal vermek istiyorum. Kur’an’da bir âyette şöyle buyurulmaktadır: “Ey iman edenler! Musa’ya eziyet edenler gibi olmayın. Eziyet ettiler de, Allah onu, onların dediklerinden akladı, berî olduğunu ortaya koydu. O, Allah nezdinde pek itibarlı bir kişi idi.”17 Bu âyet, iman edenlerden bazılarının, Hazreti Musa’ya (aleyhisselâm) eziyet ettikleri gibi bir gün Efendimiz’e de (aleyhissalâtü vesselâm) eziyet edeceklerini ihsas etmektedir. Nitekim belli bir dönemde bu gerçekleşmiştir. Öyle ki bir defasında birisi Efendimiz’in omzunu tutup çekerek “Benim hakkımı ver! Babanın hakkını mı veriyorsun…” deyivermiştir.18 Başka bir defasında da Efendimiz’in yaptığı taksime razı olmayan biri, “Bu taksimde adalet olmadı, biraz âdil ol!” diye ezada bulunmuştu. O bedevînin bu sözünden çok rencide olan Efendimiz de: “Eğer ben de âdil olmazsam, kim âdil olacak ki?” mukabelesinde bulunmuştu.19 Nebiler Serveri (sallallâhu aleyhi ve sellem) daha sonraları Hazreti Musa’nın eza görmesini anlatırken, رَحِمَ اللّٰهُ مُوسَى، لَقَدْ أُوذِىَ بِأَكْثَرَ مِنْ هَذَا فَصَبَرَ “Allah’ın bol bol rahmeti Hazreti Musa’ya olsun. O, bundan daha çok eziyete maruz kaldı ama sabretti.” buyurmuştur.20 Yukarıdaki âyet-i kerime ile Allah (celle celâluhu), Hazreti Musa’ya yapılan ezâ ve cefâdan bahsetmiş olmakla beraber, Efendimiz’e de, “Eziyet gören sadece Sen değilsin” demiştir.

44