İçeriğe geç

Bazı kimseler, gerçek kimlikleri itibarıyla birer “çukur insan” konumunda olduklarından, vesayetlerinde büyüdükleri ve şuuraltlarında hep onlara takıldıkları lider konumundaki insanları, birer karizmatik şahsiyet zannedebilirler. Bu bana hep, Abraham Lincoln’un hürriyete kavuşturmasının ardından, yeniden efendilerinin yanına dönen köleleri hatırlatır.

Tarih boyunca şu ya da bu sebeple ön plâna çıkan veya çıkartılan insanları bahsettiğimiz çerçevede kabullenen insanlar hep var olmuştur. Meselâ, yakın tarih itibarıyla proletarya diktatörlüğü adına ümitler dağıtan birisi ortaya çıkmış, bahsini ettiğimiz türden bir kısım insanlar da âdeta bir peygamber zuhur etmiş gibi ona sarılmışlardır. Ne acıdır ki, sarıldıkları bu liderin (!) kendilerinin sonunu hazırlayan biri olduğunu çok sonra fark edebilmişlerdir. Evet, gerçek karizma sahibi insanlar, yukarıda da arz ettiğimiz gibi, kendi zamanını aşmış, büyük plân ve proje sahibi ufuk şahsiyetlerdir.. ve bunlar aynı zamanda, çağlarıyla hesaplaşma uzmanlarıdırlar.. hatta yer yer zıtlıkları bir arada yaşayan; meselâ hilimleriyle beraber, şiddetleri de olan, fakat bunları yerli yerinde kullanabilen birer denge insanıdırlar.

Hemen her kesimle kavga edip çevreleriyle uzlaşamayan kişiler asla lider olamaz ve toplumları idare edemezler. Çünkü bunların, en başta kendilerinin idare edilmeye ihtiyaçları vardır. Hatta biraz daha derince tetkik edildiği takdirde, bu tür insanların kendi ailelerini bile idare edemedikleri görülecektir.

172