Dünyevileşme girdabına kapılmamanın en önemli yolu gönlün yüksek gaye-i hayallere bağlanması ve kişinin yüksek idealleri gerçekleştirmeye odaklanmasıdır. Nam-ı Celil-i Muhammedî’nin her yerde dalgalanmasını bir mefkûre hâline getiren kişilerin bunun çok aşağısında kalacak şeylere bel bağlamaları söz konusu olamaz. Zira böyle ulvi bir mefkûre dünyevi makam ve mansıplardan, hatta dünyada yüzlerce imparatorluk kurmaktan daha önemlidir. Zât-ı Ulûhiyet’i isteyen, ahireti hedefleyen bir insan dünyanın cismaniyet ve hayvaniyete bakan yüzüne ehemmiyet vermez, veremez. Cenab-ı Hakk’ın rü’yetine gözlerini dikmiş olanlar gözlerini başka her şeyden sakınırlar. O’na müteveccih olan kimseler teveccüh edecek başka kıble aramaktan vazgeçerler. Dünya bütün güzellikleriyle, parlaklık ve ihtişamıyla karşılarına dikilse onlar onu buğulu, sisli, kirli bir şey olarak görürler. Belki de hiç görmezler.Allah Resûlü, dünyanın kıymet ve mahiyetini anlatma adına şöyle buyurur: “Şayet Allah katında dünyanın (zatî kıymeti itibarıyla) sinek kanadı kadar bir değeri olsaydı, kâfire ondan bir yudum su içirmezdi.”72İşte dünyanın kadr ü kıymeti bu kadardır. Yüksek bir donanımla dünyaya gönderilen insan, niçin böyle basit bir şeye talip olsun ki! İnsan ulaşılmaz zirvelere ulaştıracak bir hedefe talip olmalı ve o hedefe sıkı sıkı sarılmalıdır. Gönlünü dünyaya kaptıranlar, dünya deyip oturan, dünya deyip kalkanlar ise ahirete ait bütün azıklarını dünya hesabına harcamış olurlar. Bu yüzden gidecekleri ebediyet âlemlerine zâd u zahiresiz (ahiret için hazırlık, azık olmadan) gitme riski taşırlar.
Dünyanın Cazibedar Güzellikleriyle Başa Çıkma Yolları
Dünyanın cazibedar güzelliklerine aldanmamak için yapılması gereken şey, Allah’la münasebeti sağlam tutmaktır. Dualarımızın
Dipnotlar
- Tirmizî, zühd13; İbn Mâce, zühd 3.