“Şüphesiz Güneş ve Ay, Allah’ın âyetlerinden iki âyettir. Sizler bu tutulmayı gördüğünüz zaman açılıncaya kadar namaz kılın. Yemin olsun ki, ben şu küsûf namazı kıldığım yerde bana vaad olunan her şeyi görmüşümdür. Hatta namazda benim ileriye doğru gitmeye başladığımı gördüğünüz vakit de, ben Cennet’ten bir salkım üzüm almak istediğimi görüyorum; ve yine yemin olsun ki, beni geri çekiliyor olduğumu gördüğünüz sırada ben Cehennem’i, bazısı bazısını târumâr ettiğini müşâhede ediyorum.”36
Abdullah b. Abbas (radıyallâhu anh) anlatıyor:
Resûlullah (sallallâhu aleyhi ve sellem) iki kabrin yanına uğradı ve:
“Dikkat edin. Bunlar, muhakkak azab görüyorlar. Hem de büyük bir şeyden dolayı azab görmüyorlar. Bunlardan biri koğuculuk yapardı, diğeri de bevlinden korunmazdı.” buyurdular.37
Ağaçların Efendimiz’e (sallallâhu aleyhi ve sellem) şehadetleri
Cabir b. Abdullah anlatıyor:
Resûlullah (sallallâhu aleyhi ve sellem) ile beraber yürüyorduk. Nihayet geniş bir vadiye indik. Resûlullah (sallallâhu aleyhi ve sellem) kaza-i hacetine gitti. Ben de bir su kabı ile kendisini takip ettim. Derken Resûlullah (sallallâhu aleyhi ve sellem) bakındı, fakat örtünecek bir şey göremedi. Birden vadinin kenarında iki ağaç gözüne ilişti. Resûlullah (sallallâhu aleyhi ve sellem) hemen bunlardan birine giderek dallarından bir dal tuttu ve:
“Allah’ın izniyle bana râm ol!” buyurdu. Dal, O’na, sahibine huysuzluk eden burnu gemli deve gibi râm oldu. Öteki ağaca da gitti ve dallardan birini tutarak:
“Allah’ın izniyle bana râm ol!” dedi. O da öteki gibi râm oldu. İkisinin ortasına varınca aralarını kapadı ve:
“Allah’ın izniyle benim üzerime kapanın!” dedi. Hemen kapandılar.38
Abdullah b. Ömer’den (radıyallâhu anh):
Dipnotlar
- 36 Buhârî, el-amel fi’s-salat 11; Müslim, küsûf 3.
- 37 Buhârî, vudû 55, 56, cenâiz 81, 88, edeb 46, 49; Müslim, taharet 111.
- 38 Müslim, zühd 74.