İçeriğe geç

Milletimizin ihya ve terakkisine vesile olacak elit ve entelektüel bir sınıfın yetiştirilmesi mevzuunda önemli gördüğüm bir husus da, ilk ve orta dereceli okullardan başlayıp üniversitelerdeki akademik kariyer seviyesine varıncaya dek müfredat programımızın bu açıdan bir kez daha gözden geçirilmesidir. Zira hâlihazırdaki müfredat programıyla, –özel çalışmaların ortaya koyduğu başarılar müstesna– entelektüel bir sınıf yetiştirmemiz oldukça zor görünüyor. Evet, acı da olsa itiraf etmeliyiz ki, şu an ne liseler elit sınıfa namzet insanlar hazırlamaya ne de üniversiteler bu mevzuda kaliteli ve kalifiye insan yetiştirmeye müsaittir. Biz bu ifadelerle “şu andaki eğitim anlayışıyla hiçbir müspet netice ve semere elde edilemez” demek istemiyoruz. Fakat ortaya çıkan başarı ve muvaffakiyetlerin daha çok hususî gayretlere vâbeste olduğunun da görülmesi gerekir. Bu şekilde ortaya konulan hususî bazı başarı ve muvaffakiyetler ise umumî eğitim adına bir fikir vermez. Siz bir okulda, hususî bazı kabiliyetleri seçip gece gündüz çalıştırırsınız ve onlar da bu çalışmanın sonunda dünyanın değişik yerlerinde tertip edilen olimpiyatlarda başarılar elde edip plaket alabilirler. Fakat bu durum umumî mânâda ülkenizin eğitim ve kültür seviyesinin yüksek olduğunu göstermez. Başarı tâmim edilip yaygınlaştırılabilirse işte o zaman ülkenizin eğitim kalitesinin seviyeli ve yüksek olduğunu söyleyebilirsiniz. Evet, mevcudu hafife almamakla beraber, şu an, eğitim telâkkimizde; lise, üniversite ve araştırma merkezlerinde çok ciddî bir reforma ihtiyacımız olduğu açık bir gerçektir.

176