İçeriğe geç

Batı’da yapılan çalışmalara baktığımızda, ciddî emek ve gayretle kâinat kitabını didik didik ettiklerini görüyoruz. Meselâ birisi diyor ki: “Ben kobralarla alâkalı bir araştırma yapmak için yirmi senedir ormanın içinde yaşıyorum.” Daha sonra yayınladığı belgeselde görüyorsunuz ki, kobraların erkekleri birbirinin zehirli olduğunu biliyor ve birbirini sokmamak için âdeta kendi aralarında bir mutabakata varıyorlar. Şayet biri diğerinin başını bastırırsa, galip o bölgenin hâkimi oluyor; mağlûp ise bulunduğu bölgeyi terk edip başka bir yere gidiyor.

Başka birisi akreplerle alâkalı bir araştırma yapıyor. Araştırmacı, onların birbiriyle muhabere yapmak için kullandıkları sinyalleri yakalıyor. Ben bunu ilk gördüğümde hayret etmiştim. Adam akreplerin sinyalini keşfetmiş. Daha sonra bir aletle böyle bir sinyali vermeye başlayınca değişik taşların altında bulunan akrepler kuyruklarını dikip raks etmeye başlıyorlar. Şimdi her ne kadar bu araştırma gerçek bir mârifete dönüşmese de, araştırma ceht ve gayreti açısından böyle bir hâdiseyi takdir etmemek de mümkün değildir.

178