İçeriğe geç

Ayrıca, Hz. Âişe Validemiz de Allah Resûlü’nün (sallallâhu aleyhi ve sellem) yatağına girdiğinde İhlâs, Felâk ve Nâs sûrelerini okuduğunu, iki eline üfleyip vücudunu sıvazladığını rivayet etmiştir.27

Bu genel malûmattan sonra sizin sorunuzdaki hususa gelecek olursak; eğer Rabbimizle irtibatımız sağlam değilse, tam bir tevekkül ve teslimiyet içinde bulunmuyorsak, bu durum bizim için bir boşluk ve zırh aralığı demektir. Öyle anlarda, mânevî kalkanımızda delikler açılmıştır ve bir hain okun isabet etmesine karşı korunmasız kalmışızdır.

İnsanın kendini övmesi, yapılan işleri kendi nefsine mâletmesi ve bunu orada burada, kötü ruhlu insanların yanında anlatması, sır bilmemesi, konuştuğu şeylerin neler olması gerektiğini düşünmemesi onu çepeçevre saran mânevî kalkanda delikler açar. Böyle bir suistimal karşısında Cenâb-ı Hak, onu ya cezalandırır ve hizaya getirir ya da kadrini bilmediği ve abarttığı o nimetleri elinden alır. Böyle bir akıbete düşmemenin çare-i yegânesi, Allah’a sığınmak, yeniden dönüp tecdid-i biat etmek, tevbede, inabede bulunmaktır.

Allah’ın âdât-ı Sübhâniyesi, vaz’ettiği kanunları kimseye iltimas geçmez. Cenâb-ı Hak, Peygamberi’ne büyü yapılmasına bile müsaade etmiştir. Allah Teâlâ dileseydi, Peygamberimiz’e büyü yapan adam daha tarağın dişlerini işleyeceği an eli kururdu da Efendimiz’e sihir yapamazdı. Parmağının işaretiyle kameri parçalayan zâta sihir yapılıyor ve bize şu mesaj veriliyor: Bu hususta kendinize güvenmeyin. Gücünüz size kat’iyen yetmez. Devrilmemek için sürekli Allah’a (celle celâluhu) dayanın, O’na sığının. Çocukların annelerine sımsıkı sarıldığı gibi, O’na sarılma keyfiyeti nasılsa işte o şekilde, Cenâb-ı Hakk’ın rahmetine sımsıkı sarılın. “Aman beni Kendinden uzaklaştırma! Sensiz edemem ben, ayakta duramam Sensiz!” deyin.

Zikrin Hakikî Mânâsı ve Zikirde Ölçü

177