Tevbenin şartlarına riayet etseler de, meseleyi sadece kalıbıyla ortaya koyanlar, boş iş mi yapmış sayılırlar? Hâşâ ve kellâ!.. Allah için yapılan hiçbir şey O’nun nezdinde karşılıksız kalmaz. Ancak tevbeden tevbeye fark vardır. Tevbe adına ortaya konan her söz ve davranış da, insanların niyet derinliği, iç enginliği ve huşû seviyesine göre değerlendirilir. Bunlar birer derinliktir ve pişmanlık iniltilerini bu derinliklerle sunmanın, tevbeye ayrı bir değer kazandırması söz konusudur. Bazen gönlünüzün en sırlı yerinden gelen bir inleme vesilesiyle bütün hata ve günahlarınızı temizler Allah Teâlâ. Samimi bir niyazınız giderir bütün günah lekelerini. Malumunuz, bir gün, Yunus bin Mettâ (aleyhisselâm) öyle bir inler ki, tâ Arş-ı Âzamı ihtizaza getirir. Melekler “Bu yakıcı iniltinin sahibi kim Yâ Rab!” diye sorarlar; “Bizim Yunus” cevabını alınca da, “Şu yanıp yakılan, içli içli dua eden Yunus mu?”19 demekten kendilerini alamazlar. Evet o, içli içli dua eden Yunus Nebi’dir; Arş’ı titreten de onun yakarışlarıdır.
Dipnotlar
- 19 Bkz.: et-Taberî, Câmiu’l-beyân 23/100; İbn Ebî Hâtim, et-Tefsîr 10/3228.