İçeriğe geç
32. Bölüm

O Size Küsmedi, Darılmadı!..

Soru: Peygamber Efendimiz’in (sallallâhu aleyhi ve sellem) ya da Üstadımız gibi büyüklerin, fert planında, bize darılıp küsmeleri söz konusu mudur?مَا وَدَّعَكَ رَبُّكَ وَمَا قَلٰى“Rabbin seni kat’iyen terk etmedi ve sana darılmadı.”1ilâhî beyanı gibi,مَا وَدَّعَكَ نَبِيُّكَ…,مَا وَدَّعَكَ أُسْتَاذُكَ…’yi vicdanımızda duymamız mümkün müdür?

Cevap: Rivâyetlere göre; Peygamber Efendimiz’e gelen vahiy bir müddet kesilmiş, Cibrîl (aleyhisselâm) bu süre zarfında görünmemiş, bunun üzerine müşriklerden bazıları, “Rabbi Muhammed’e küstü, O’nu terk etti.” iddiasında bulunmuşlardır. Allah Resûlü’nü üzmek, güya O’nu yeise düşürmek ve davasından vazgeçirmek için müşriklerin “Rabbi O’nu terk etti.” demelerine mukabil Cenâb-ı Allah; “Ey Resûlüm! Rabbin seni asla terk etmedi ve sana darılmadı da.” mealindeki âyeti indirmiştir.

Allah Teâlâ’nın, Peygamber Efendimiz’e darılması ve O’nu terk etmesi vâki değildir ve bir süre vahiy gelmeyişi de asla öyle bir darılmadan kaynaklanmamıştır. Allahu a’lem, Efendimiz’in gönlünde, vahye karşı daha derin heyecanlar uyarmak ve öteleri gözlemesi, semanın dilinin çözülmesini beklemesi mevzuundaki iştiyakını tetiklemek için bir inkıtâ olmuştur. Bir haylûlet (araya girip perde olma) şeklindeki bu inkıtâda, O’nu geleceğe hazırlama gibi bizim bilemediğimiz başka hikmetler de vardır. Dolayısıyla, bu meseleyi, kendi düşünce tarzımız, kendi anlayışımız ve kendi ufkumuz itibarıyla yorumlamaya kalkarsak, o Zât-ı âlişânı kendi seviyemize indirmiş oluruz; öyleyse, onu, Allah Resûlü’nün şahsî mülâhazası ve engin ufku itibarıyla ele almak lazım.

418