İçeriğe geç
3. Bölüm

Devlet Kutsanmamalı, Ama…

Soru: Muhterem Efendim, her zaman devlete itaat etmeyi, rical-i devlete karşı saygılı olmayı tavsiye ettiniz. Hatta bundan dolayı bazıdindar insanların tenkitlerine de maruz kaldınız. Durum böyleyken, bazı çevrelerce “devleti bölmeye çalışan bir insan” olarak itham edilmeniz gurbette sizin için ayrı bir hicran vesilesi oluyor mu?

Cevap: Bazı dönemlerde devletler kutsanmış, mukaddes kabul edilmiştir. Meselâ, “Kutsal Roma İmparatorloğu” âbâ-ı kenâise (kilise babaları) tarafından tesis edilmiş ve asıl teokratik sistemin bir misali hâline getirilmiştir. Yani, Kutsal Roma imparatorluğunun idare sistemi, ilâhî metinlere, ilâhî kaynaklara dayanarak tesis edilen bir ilâhî sistem değildir; daha ziyade âbâ-ı kenâisenin şartlara ve konjonktüre göre ortaya koydukları içtihatlardan doğan kanunlar mecmuasına dayalı bir sistemdir; farklı bir ifadeyle, ilâhî bir idare değil, kilise babalarının idaresidir. Bu sistemde devlet, ruhban sınıfının siyasî hakimiyetine bağlıdır ve kilise otoritesinin üstünlüğü esasına dayanır ki bu özellikler tam bir “teokratik rejim”i hatırlatır. Daha sonraki dönemlerde de devletin kutsandığı vakidir. Hatta, farklı coğrafyalarda ve bazı Müslümanların çoğunlukta yaşadığı ülkelerde de devlete ve hükümete karşı saldırılara bir tepki olarak bazı çevrelerce devlet âdeta kutsanmış, takdis edilmiştir.

40