İçeriğe geç

Mefhum-u muhâlifiyle meseleye şöyle de yaklaşılabilir; bir insan inandım dediği halde, inandığı esasları, sistemi, düşünceyi, kendi kültür kaynaklarından nebeân eden değerleri başkalarına duyurma cehd, gayret ve iştiyakından mahrumsa, onun iman problemi var demektir. Tebliğ ve temsil aşk u iştiyakından, i’lâ-yı kelimetullah arzusundan ve irşad sevdasından yoksun oluşu, onun imanında da bir problem bulunduğunu gösterir.. öbür tarafı, bilmesi gerektiği gibi bilememiş, öteki âlemin vad ettiklerine tam inanamamış demektir. Öteye gerçekten inanmışsan, kabir hayatına, mahşere, sorgu suale, sırata, Cennet nimetlerine, Cehennem azabına imanın varsa, sen nasıl annenin, babanın elinden tutmayı düşünmezsin?.. Nasıl sevdiğin insanların akıbeti ve kurtuluşu hususunda endişeye düşmezsin?.. Ve ebedi hüsran ateşini gördüğün halde nasıl olur da bir itfaiyeci gibi elinde iman tulumbacığınla alevleri söndürmeye koşmazsın?!. Hayır hayır.. inanıyorsan lakayt kalamazsın!…

165