İçeriğe geç

Maalesef, günümüzde de hemen her toplumun içinde sorgulanamaz zümreler mevcuttur. Bunlar da bir nevî kast sistemine inanmakta, –hâşâ ve kellâ– kendilerini Zât-ı Ulûhiyet’in ağzından, gözünden varedilmiş gibi görmekte ve kendileri dışındakileri de tırnaktan yaratılan kimseler olarak kabul etmektedirler. Onların inançlarına göre; menşe ve mahiyeti tırnak olanlar değil, kendileri gibi gözden kulaktan yaratılmış kimseler (!) her zaman önde bulunmalı, hep onlara serfüru edilmelidir. Onlara, ister marjinal bir kesim, ister oligarşik bir azınlık, isterseniz de Kur’ân’ın ifadesiyle bir “şirzime-i kalîl” deyin, nasıl anarsanız anın, onların dokunulmazlığı vardır. Bütün mütegallipler, aldatmayı akıllılık sayanlar, teşriî masûniyete sığınan ahlâkzedeler, tekvinî masûniyet (!) gücünü “Hak kuvvettedir.” deyip sonuna kadar kullanan zorbalar, rüşvetçiler, silah kaçakçıları, uyuşturucu satıcıları… hep onların arasındadır ama onlardan herhangi birinin suç işlediğini telaffuz edebilmek mümkün değildir. Öyle ki, hırsızlığı mârifet sayan hortumculardan birisi, şayet bu asiller (!) sınıfının üyesi ise, elinde hortum milletin kanını emerken yakalansa da, mutlaka ona mâkul bir mazeret bulur ve yiyeceklerini yine yer, yutacaklarını yine yutar.

Firavun’un Halefleri

315