İçeriğe geç

Hatta denebilir ki; Cennet’te çeşit çeşit nimetlerin inkişafı, –bir şart-ı âdî olarak– mü’minin dünyadaki ameline bağlıdır. Binaenaleyh, Ehl-i Sünnet’e göre, şu anda Cennet bir nüve hâlinde mevcuttur. Cennet’i inkâr etmek Ehl-i Sünnet ve’l-Cemaat daire-i kudsiyesinden dışarıya çıkmak demektir. Ancak, Cennet’in, bir çekirdeğin bir ağaç hâline gelmesi misillü gelişip olgunlaşması ve tamamiyet kazanması mü’minlerin amellerine vâbestedir. Ameller devam ettikçe onun inkişafı da sürüp gidecektir. Bu itibarla, her mü’min, hayatı boyunca kendi Cennet’ini inşa, ikmal ve itmam etmeye çalışacaktır. O, yaşadığı sürece namazıyla, orucuyla, haccıyla, zekâtıyla ve sadakatiyle kendi Cennet’ine yeni yeni buudlar kazandıracak, renkler katacak, onun revnaktarlığını artıracak; nihayet, haşr u neşr olup ahirete gittiği zaman onu tam inkişaf etmiş olarak bulacaktır. İşte o zaman, insanın amelleri de semereler verecek ve mü’min onlardan istifade edecektir; meselâ, dünyadayken bir “Elhamdülillâh” diyen, orada bir meyve-i Cennet yiyecektir.

72