İçeriğe geç

İnayeti Celbeden Vesileler

Bu itibarla, i’lâ-yı kelimetullah yolunda ve Allah’ın rızası peşinde koşturan insanlar umumi mânâda Cenâb-ı Hakk’ın inayeti altındadırlar. Bununla beraber, bir kısım sıfatlar vardır ki, bilhassa onlar inayeti celbeder ve Mevlâ-yı Müteâl’in hususî lütuflarına zemin hazırlarlar. Bu sıfatların başında özellikle enbiyâ-yı izâm efendilerimize ait evsâf-ı âliye gelir; hususiyle sıdk, emniyet, tebliğ, fetanet ve ismet vasıfları en mühim inayet vesileleridir.

Ömrünü doğruluk ve sadakât çarkı üzerinde döndürüp durarak, Cenâb-ı Hakk’a, Resûlullah’a, iman davasına, dinî hayata ve inananlara sadık kalan; güvenilirliği şahsiyetiyle bütünleştirerek, elinden-dilinden kimseye zarar gelmeyeceğini her tavrıyla ortaya koyup herkese emniyet telkin eden; hem tebliğ hem de temsil ile din-i mübînin ulvî hakikatlerini anlatmayı ve her fırsatı “emr-i bi’l-mâruf, nehy-i ani’l-münker” istikametinde değerlendirmeyi hayatının gayesi bilen; irşad vazifesinde, akıl, mantık, kalb, gönül, his ve sair duygulardan hiçbirini ihmal etmeyerek, bedevîsinden en medenîsine kadar herkesi vahyin aydınlatıcı tayflarından nasiplendiren; bütün bunları yaparken de günahlara girmemek, laubali davranmamak ve ciddiyetsizliğe düşmemek için azamî gayret göstermek suretiyle tam bir iffet âbidesi olarak yaşayan her insan ilâhî inayetin celbi ve temâdîsi adına çok önemli vesilelere tutunmuş demektir.

Evet, Enbiyâ-yı izâmın sıfatlarını zılliyet planında temsil eden insanlar inayete liyakat kesbetmiş sayılırlar. Bu âlî vasıfları korudukları sürece onlar da hususi hıfz ve riayete nâil olurlar.

Diğer taraftan, sıfat açısından olduğu gibi amel bakımından da inayetin bir kısım vesileleri vardır:

37